• Celil Güven
    • ile Oyunculuk, Yazarlık, Oyunculuk Eğitimi ve Oyuncu Koçluğu Hakkında Herşey...

Deniz Uğur (2009 KELEBEK)

Diziler çok yıpratıyor

Deniz Uğur, Hafta Sonu dergisine artık TV dizilerinde oynamayacağını söyledi. Uğur nedenini şöyle açıkladı:?“Diziler sinema filmi gibi çekiliyor. Onca emek kısa süre sonra çöpe atılıyor. Bu da bir oyuncu için çok yıpratıcı. ”


Kaç yıldır sanat dünyasındasınız?


18 yaşından beri oyunculuk yapıyorum, konservatuvar yıllarından beri.



Tiyatro
kökenlisiniz yani...


Evet. Okulda Yıldız Kenter’in öğrencisiydim. Sonra televizyon sektöründe oyuncu
olarak çalışmaya başladım. Aynı zamanda senaryo yazarlığı da yaptım. Bu ikisini
profesyonel olarak yaptım. Senaryo yazarlığını daha kısa bir dönem yaptım.
Oyunculuk da bugüne kadar devam etti.



Senaryo yazarlığı
hâlâ devam ediyor mu?


Yok, halen devam eden bir şey yok. Ama projeler var. Benim öykülerim var
arşivimde olan, ileride onları değerlendirebilirim senaryo anlamında, ama şu
anda onun üzerinde çalışmıyorum.   



Peki devam edecek
misiniz? Tekrar yazmaya ve oynamaya yani...


Ben yazmaya hiç ara vermedim. Yıllardır televizyon sektöründen para kazandığım
için olumsuz bir şey söylemek istemem, ama dizilerde gerçekten ağır işçilik
koşullarında çalışıyorsunuz. Sabaha kadar çekimler devam ediyor.
Performansınızı hiç düşürmeden profesyonelce işinizi yapıyorsunuz. Bu çok ağır.
Tüm bu emeklerin karşılığında hiçbir şeyin garantisi yok.



Ne anlamda yok?

Bir bakıyorsunuz oynadığınız yapım birkaç hafta sonra çöpe atılabiliyor,
verdiğiniz onca emek çöpe giidebiliyor.



Ağır
işçilik koşulları




Reyting yüzünden
mi?


Her zaman reyting yüzünden olmuyor, zaten bir oyuncunun bunları kontrol etme
şansı yok. Bu şekilde kariyerinizde istikrarı da yakalayamı-yorsunuz. Çünkü
diyelim ki rol aldığınız dizi reyting rekorları kırıyor bir sene, iki sene hadi
üç sene devam ediyor. Ama sonraki projede yine sıfırdan bir kumara girmek
zorundasınız.



Yani sektörde
kumar oynamak istemiyor musunuz?


Eskiden bir dizi başladığı zaman 13 bölüm şans verilirdi en azından, onun kendi
seyircisini toplaması için. Ve bu kadar uzun da değildi bölüm dakikaları, her
hafta bir film çeker gibi çalışıyorlar şimdi. Çok daha iyi şartlarda
çalışıyorduk.


Yani diziler sinema filmi gibi çekiliyor, ama
tutmayınca o emek çöpe atılıyor.


Evet, bir sinema filmi uzunluğunda, neredeyse her hafta bir bölüm çekiliyor. Bu
da çok ağırlaştırıyor şartları. Onun dışında sadece reyting’den de
kaynaklanmayan, daha birçok sebepten, verdiğiniz onca emek çöpe atılabiliyor
kısacık bir süre sonra. Bunların hiçbiri sizin performansınızla hiç ilgisi yok
ve bunu kontrol edemiyorsunuz. Bu da bir oyuncu için çok yıpratıcı. O yüzden TV
sektöründe yani dizi filmlerde pek rol almayı düşünmüyorum.



Şu anda
izlediğiniz diziler var mı?


Bunu birçok insan söyler ama samimi davranmazlar her zaman. Ben çok samimi bir
şekilde söylüyorum, yıllardır televizyon seyretmiyorum. Haberleri, dünyada
gelişen olayları çok yakından takip ediyorum internet vasıtasıyla, ama bunun
dışında, kendi yaptığım bir iş varsa eğer ekran karşısına oturuyorum. Ben bir
televizyon izleyicisi değilim doğrusunu söylemek gerekirse. Ama sinema
yapıtlarını yakından takip ederim.





Alaylı
olmanın bir sakıncası yok




Film projeniz var
mı?


Şu anda, hayır.



Bekliyor musunuz
böyle bir proje?


Hayır, beklemiyorum. Ben zaten hiçbir zaman bana bir proje gelsin diye
beklemem. Bir şey gelecek olursa gelir, o zaman da onu yapıp yapmamaya karar
veririz.



İyi bir oyuncu
sizce nasıl olur? Mankenlikten oyunculuğa transfer olanlar hakkında ne
düşünüyorsunuz?


Alaylı olmanın hiçbir sakıncası yok. Yani ille de konservatuvar mezunları
oyunculuk yapacak diye bir kural olamaz. Zaten konservatuvarda bize öğretilen
şey metottur. Yani oyunculuk yaparken işimizi kolaylaştıran bir şey öğreniriz
biz. Bir yönetmenin bizden istediği oyunu daha kolay algılayıp
verebiliriz.  Konservatuvarın bize sağladığı avantaj budur.

Oyunculuk eğitimi almayan kendi ustalarından öğrenebilirler bunları. Bana
kalırsa oyuncu koçluğu farklı bir kavram. Profesyonel bir oyuncuya bence bir
rol üzerinde çalışırken rötuş yaptıran kişidir oyuncu koçu.  



Eğitim şart yani?

Eğitim her zaman şart. Ama şart derken bunu bir dayatmamak lazım. Eğitim
hayatımızı kolaylaştırır mesleğimizi icra ederken, o işe yarar. Konservatuvar
mezunu olup yine bir şey olamayanlar da var.  



Örnek verir
misiniz?


Hayır, veremem. 



Her şey yolunda
mı hayatınızda?


Gerçekten hayatımda şu an bulunduğum noktadan çok memnunum. O yüzden kafamda
mesleğimle ilgili hedefler yok.



Takvim
Reklam
İmzalı olarak İlk kitabım olan ''Rüzgarın Getirdikleri'' ni talep eden dostlar;


Adres bilgileri ile birlikte Kargo dahil (sadece yurt İçi)  10,00 TL lik dekontu oyuncu.kocu@yahoo.com.tr
adresine mail atabilirler...